Milli ekonominin temeli tarımdır. Bunun içindir ki
tarımda kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere kadar
yayılacak programlı ve pratik çalışmalar bu amaca
yayılmayı kolaylaştıracaktır.
Fakat bu çok önemli işi isabetle amacına ulaştırabilmek
için ilk önce ciddi etütlere dayalı bir tarım politikası
tespit etmek ve onun için de, her köylünün ve bütün
vatandaşların kolayca kavrayabileceği ve severek tatbik
edebileceği bir tarım rejimi kurmak lazımdır. Bu
politika ve rejimde yer alabilecek başlıca önemli
noktalar şunlar olabilir:
Bir defa, memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır.
Bundan daha önemli olanı ise bir çiftçi ailesini
geçindirebilen toprağın hiçbir sebep ve suretle
bölünemez bir nitelikte olması, büyük çiftçi ve çiftlik
sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği, arazinin
bulunduğu memleket bölgelerinin nüfus yoğunluğuna ve
toprağın verim derecesine göre sınırlandırılması
lazımdır.
Küçük büyük bütün çiftçilerin iş makinalarını arttırmak
yenileştirmek ve korumak önlemleri vakit geçirmeden
alınmalıdır...
Memleketi; iklim, su ve toprak verimi bakımından, tarım
bölgelerine ayırmak gerekir. Bu bölgelerin her birinde,
köylülerin gözleriyle görebilecekleri, çalışmaları için
örnek tutacakları verimli, modern pratik tarım
merkezlerinin kurulmalıdır.
Gerek mevcut olan ve gerekse de bütün memleket tarım
bölgeleri için yeniden kurulacak tarım merkezlerinin
kesintiye uğramadan tam verimli olarak faaliyetlerini,
şimdiye kadar olduğu gibi devlet bütçesinden ağırlık
vermeksizin kendi gelirleriyle kendi varlıklarının
idaresini ve gelişmesini sağlayabilmeleri için, bütün bu
kurumlar birleştirilerek geniş bir işletme kurumu
oluşturulmalıdır.
Bir
de başta buğday olmak üzere, bütün gıda ihtiyaçlarımızla
sanayimizin dayandığı çeşitli hammaddeleri temin ve dış
ticaretimizin esasını oluşturan çeşitli ürünlerimizin
ayrı ayrı her birinde, miktarlarını arttırmak,
kalitesini yükseltmek, üretim masraflarını azaltmak,
hastalık ve düşmanlarıyla uğraşmak için gereken teknik
ve yasal her önlem zaman geçirilmeden alınmalıdır.
Sözler
Milletimiz çok büyük elemler, mağlûbiyetler, facialar
görmüştür. Bütün olanlardan sonra yine bu topraklarda
bulunuyorsa bunun temel sebebi şundandır: "Çünkü Türk
çiftçisi bir eliyle kılıcını kullanırken, diğer elindeki
sapanla topraktan ayrılmadı. Eğer milletimizin büyük
ekseriyeti çiftçi olmasaydı biz bugün dünya yüzünde
bulunmayacaktır." (1923)
Efendiler! Milletimiz çiftçidir. Milletin çiftçilikteki
çalışmasını yeni ekonomik tedbirlerle son hadde
eriştirmeliyiz. Köylünün çalışmasının neticeleri ve
verimleri kendi menfaati lehine son hadde çıkarmak
ekonomik siyasetimizin temel ruhudur. (1922)
Türk köylüsünü 'Efendi' yerine getirmedikçe memleket ve
millet yükselemez.
Kılıç kullanan kol yorulur, nihayet kılıcı kınına koyar
ve belki kılıç o kında küflenmeye, paslanmaya mahkûm
olur. Fakat sapan kullanan kol gün geçtikçe daha ziyade
kuvvetlenir ve daha çok kuvvetlendikçe daha çok toprağa
malik ve sahip olur. (1923)
Millî ekonominin temeli ziraattir. Bunun içindir ki,
ziraatte kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere
kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu
maksada erişmeyi kolaylaştıracaktır. (1937)
Fakat, bu hayatî işi, isabetle amacına ulaştırabilmek
için, ilk önce ciddî etütlere dayalı bir ziraat siyaseti
tesbit etmek ve onun için de, her köylünün ve bütün
vatandaşların kolayca kavrayabileceği ve severek tatbik
edebileceği bir ziraat rejimi kurmak lâzımdır. Bu
siyaset ve rejimde, önemli yer alabilecek noktalar
başlıca şunlar olabilir:
Bir
defa, memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır.
Bundan daha önemli olanı ise, bir çiftçi ailesini
geçindirebilen toprağın, hiçbir sebep ve suretle,
bölünmez bir mahiyet alması. Büyük çiftçi ve çiftlik
sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği, arazinin
bulunduğu memleket bölgelerinin nüfus kesafetine ve
toprak verim derecesine göre sınırlandırmak lâzımdır.
(1937)
Eğer milletimizin çoğunluğu çiftçi olmasaydı, biz bugün
dünya yüzünde bulunmayacaktık. (Mart 1928)
Milletimiz çiftçidir. Milletin çiftçilikteki emeklerini
asrî, iktisadî tedbirlerle azamî haddine çıkarmalıyız.
Köylünün çalışmalarının netice ve semeresini kendi
menfaati lehine azamî haddine yükseltmek, istisadî
siyasetimizin temel taşıdır. (1922)
Onun için, bir yandan çiftçinin emeğini arttıracak ve
semereli kılacak bilgi, vasıta ve fennî aletlerin
kullanma ve yapılmasına, öte yandan onun çalışmalarının
neticelerinden azamî derecede faydalanmasını temin
edecek iktisadî tedbirlerin alınmasına çalışmak
lâzımdır. (1922)